Albert Camus Kimdir?

Albert Camus, deneme, roman, öykü, tiyatro yazarıdır. Kendisi 7 Kasım 1913 yılında Cezayir’in Mondovi kasabasında dünyaya geldi. Ayrıca 1957 yılında Nobel Edebiyat Ödülü’nü kazanmış Fransız sanatçı ve filozofudur.

Gençlik Yılları

Albert Camus kimdir diye inceleyecek olursak; Camus önemli bir Fransız sanatçısı ve filozofudur. Camus’un doğumundan bir yıl geçmeden yoksul bir işçi olan babası I. Dünya Savaşı’nda piyade alayında görev yaparken Birinci Marne Savaşı’nda öldü. Camus’un babası Fransa’nın Alsace bölgesinden olan yoksul bir tarım işçisiydi. Annesi ise İspanyol asıllıydı. Babasının ölümünden sonra hizmetçilik yaparak evin ve oğlunun geçimlerini sağlamaya çalıştı. Bu sayede oğlunu okutmaya da gayret etti. Camus ve büyük erkek kardeşi Lucien anneleriyle birlikte Cezayirlilerin işçi sınıfı bölgesinde felçli amcaları ile iki odalı bir apartman dairesinde yaşayan büyükannelerinin yanına taşındılar. Camus’un yayınlanan ilk denemeleri L’Envers et l’endroit (1937; “Tersi ve yüzü”) bu ilk yıllarındaki ortamı açıklar ve annesinin, büyükannesinin ve amcasının portrelerini sunmaktadır.

1918 yılında Camus ilkokula girdi. Daha bağımsız bir hayat sürebilmek için evden ayrıldı. 1923 yılında öğretmeni Louis Germain yardımıyla Cezayir Lisesi’ni burslu olarak kazandı. ( Camus 34 yıl sonra bu vefa duygusunu Nobel Edebiyat Ödülü’nü alırken yaptığı konuşmayı öğretmeni Germain’e ithaf ederek göstermiştir.) Entelektüel uyanış dönemini özellikle futbol olmak üzere, yüzme ve boks gibi spor alanlarındaki coşkusu takip etti. Üniversite eğitimi sırasında sağlığı biraz kesintiye uğradı ve birtakım rahatsızlıklar hissetti. 1930 yılında yakalandığı verem yüzünden spor kariyerine son vermek zorunda kaldı ve çalışmaları kesintiye uğradı.

Camus, 1934 yılında Fransız Komünist Partisi’ne katıldı. Bu hareketini Marksist-Leninist harekete desek vermek için değil de daha çok iç savaş kaygısıyla yaptı. 1934 senesinde Simone Hie ile bir evlilik yaptı. Simone uyuşturucu bağımlısı bir kişiydi ve bir süre sonra evlilikleri bitti. 1935 yılında Albert Camus, İşçinin Tiyatrosu’nu kurdu. Bu tiyatro 1939 yılında kapandı.

Camus, üniversitede hocalarından biri olan onun edebi, felsefi görüşlerinin gelişmesine yardım eden aynı zamanda futbol tutkusunu paylaşan Jean Grenier’den etkilenmiştir. 1936 yılında ‘’Plotinus’’ konulu teziyle üniversiteden mezun oldu. Üniversitede kalıp akademik kariyer yapma planları tekrar vereme yakalanması ile kesintiye uğradı. Fransız Ordusu’na da bu yüzden kabul edilmedi. Felsefe eğitimini ancak 1936 yılında bitirebildi. Sağlığına kavuşmak için bir süre Fransız Alp’lerinde yaşadı.

Edebi Kariyeri

Camus, 1930’lu yıllar boyunca ilgi alanlarını genişletti. Fransız klasiklerin yanı sıra o dönemde Cezayir’li genç solcu aydınlar arasında önemli figür olan André Gide, Henry de Montherlant, André Malraux gibi yazarları da okudu. 1934-1935 yılında kısa bir süre için o da Fransız Komünist Partisi üyesiydi. Partiye geçmesinde İspanya’daki politik etkisi büyüktür. 1934 yılında komünist partiye katılan ve Müslümanlar arasında propaganda faaliyetleriyle ilgilenen Camus, komünistler, Araplara rağmen kendi politikalarını oluşturmaya başladıkları için bir yıl sonra komünist partiden ayrılmıştır. Ancak Onun bu partiden kesin olarak kopuşu, 1937 yılına rastlar. Çünkü O, 1936’da Cezayir’deki komünist partinin denetiminde olan Maison de la Culture’ün başına geçmiştir. Bir komünist olmaktan çok sosyalist olarak kalan Camus, Başkaldıran İnsan’da, Sovyet Devriminin sonuçlarını eleştirmiş, Les Temps Modernes’de, Sartre ile giriştiği kalem mücadelesi sonucunda, Sartre ile dostlukları da komünizmi eleştirmesi nedeniyle bozulmuştur.

Daha sonra Theatre de l’Equipe (Grup Tiyatrosu) adını alan bu topluluk, işçilere iyi oyunlar sunmak amacıyla kurulmuştu. Camus’nün tiyatro sevgisi yaşamının sonuna değin sürdü, ama en az ilgi gören yapıtları da oyunları oldu. Gene de (sırasıyla) 1944 ve 1945’te sahnelenen Le Malentendu (Yanlışlık; 1960, 1973, 1984) ve Caligula (Caligula, 1969, 1993) uyumsuzluk tiyatrosunun dönüm noktalarından ayılır. 1956’da Faulkıler’ın Requiem For a Nun (Bir Rahibenin Ruhu İçin Dua) adlı yapıtından ve 1959’da Dostoyevski’nin Besi (Ecinniler, 1994) adlı romanından yaptığı sahne uyarlamaları da tiyatroya önemli katkılarındandır. İlk romanı L ‘Etranger’ ‘’Yabancı’’ 1942’de yayınlandı. İkinci romanı La Peste ‘’Veba’’ 1947’de basıldı. Bu eser Camus’nun düşüncesinin temelini yansıtır. Camus, insanın değerini ve insanlar arasındaki kardeşlik, dayanışmayı amansız bir hastalığa karşı mücadelede anlatır.

II. Dünya Savaşı yıllarında da Fransız Direniş Ekibi’ne katılan Camus, “Combat” adlı bir gazete çıkardı. 1943 yılında da gazetenin editörlüğünü kendisi üstlendi. “Use of the Atomic Bomb in Hiroshima” burada yayınlanan en ünlü makalelerinden biri oldu. 1947 yılında gazete ticari kaygılara düşünce Camus buradan ayrıldı. Gazetede çalıştığı dönemlerde Jean-Paul Sartre ile tanışması onu etkileyen bir başka olaylardan biridir. Savaştan sonra sık sık Sartre ve arkadaşlarıyla buluşarak toplantılar yaptı. Fransız Varoluşçuluğu hakkında birçok eser verdi. 1949 yılında hastalığı tekrar edince 1952 yılına kadar ara verdi. L Homme Revolte adlı eserini 1951 yılında yayımladı. Bu eseriyle Sartre’ın düşüncelerinden tamamen ayrıldı ve sol kesimin tepkisini çekti.

Birleşmiş Milletler’in diktatör General Franco’nun önderliğindeki İspanya’yı üye olarak kabul etmesinden sonra, UNESCO’dan da ayrıldı. İdam cezasına karşı makaleler yayımladı. Pasifizmin önde gelen öncülerinden biri haline geldi. 1954 Cezayir Kurtuluş Savaşı sırasında Fransa’ya destek verdi. İsyanın Arap emperyalizmi yüzünden oluştuğunu ve SSCB’nin planlarından sadece biri olduğunu savundu. Cezayir’in özerkliğini sağlaması gerektiğini düşündüğünü açıkladı. İdam cezasına mahkum olan Cezayirlilerin kurtulması için çabaladı. “L Express” dergisinde yazılar yazdı. 1957 yılında da Nobel Edebiyat Ödülü’ne layık görüldü. Bu ödülü alan en genç yazarlardan biri olarak da önemli bir yer edindi.

Eserleri

Bazı eserlerinden bahsetmek gerekirse romanları arasında: Yabancı (1942), Veba (1947), Düşüş (1956) , Mutlu Ölüm (1970), İlk Adam (1995) gibi önemli eserler mevcuttur. Sürgün ve Kiralık (1957) hikayeleri arasındadır. Bunun dışında birçok oyunu da vardır. Avusturya’da İsyan (1935), Caligula (1938), Yanlışlık (1943), Sıkıyönetim (1948), Adiller (1949) bunlardan bazılarıdır. Son olarak Deneme türündeki eserlerden bahsetmek de gerekirse Sisifos Söylencesi (1942), Denemeler, Tersi ve Yüzü (1937), Başkaldıran İnsan (1951), Düğün ve Bir Alman Dosta Mektuplar (1945).

Albert Camus ve Saçma

Albert Camus eserleri, onun edebiyata yaptığı büyük katkılar arasında yer alsa da Camus’un felsefeye yaptığı en büyük katkılardan biri de “absürt” fikrini sunmasıdır. Camus’a göre Dünya’da ne bir şeffaflık ne de bir anlam yer alır. “Absürt” fikrini Albert Camus Yabancı, Sisifos Söylencesi ve Veba gibi eserlerinde de işler. Absürdizm yani saçma ve uyumsuzluğun felsefesini genelde varoluşçulukla birlikte ele almıştır. Birçok yazar da bu konuda görüşlerini belirtmiş ve eserler vermiştir. Camus, bu akımın kurucusu olmasa da absürdizm konusunda kendisine önemli bir yer edinmiştir. Bunun dışında Camus, makalelerinde genel olarak dualizm fikrini de yansıtır. Mutluluk ve keder, ölüm ve yaşam, karanlık ve aydınlık fikirlerini de okuyucularıyla paylaşır. Sisifon Söylencesi’nde de bu çelişkiyi ele alır. Şöyle ki bir yandan hayatımızın kalitesini arttırarak güzel yaşamaya çalışıyor, bir diğer yandan da öleceğimizi bile bile yaşıyoruz diyor. Yani çelişkili olması ve bununla yaşanmasının “absürt” ile örtüşmesinden bahsediyor. İnsan hayatının hep bu döngü ile devam ettiğini dile getiriyor. İntiharı savunmayan Camus, hayattaki bu çelişkinin ve belirsizliğin yok edilemeyeceğinin de bilincinde olduğunu yansıtır.

Ölümü

Albert Camus, 4 Ocak 1960 tarihinde Sens yakınlarında “Le Grand Fossard” adlı bir mekanda geçirdiği trafik kazası dolayısıyla hayata gözlerini yumdu. Albert Camus sözleri, eserleri Dünya Edebiyatı’nda önemli bir yer tutar. Mutlu Ölüm (1970) ve tamamlanmayan ilk otobiyografik romanı İlk İnsan (1955) ölümünden sonra yayımlanan eserleri arasındadır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir